10 PARMAK ADLİYE KATİPLİK KURSU

ON PARMAK KLAVYE KURSU

BİLGİSAYARLARIMIZDA NEDEN STANDART TÜRK KLAVYESİ (F KLAVYE)ONPARMAK TEKNİĞİNİ ÖĞRENMELİYİZ.


Bilgisayar karşısında geçirdiğiniz zamanın %80´ini klavyede doğru tuşu arayarak, sadece geri kalan %20´sini verileri girmekle geçirdiğinizi biliyor musunuz? 10 Parmak´la bu zaman kaybını ortadan kaldırabilir, bilgisayar kullanımındaki veriminizi artırabilirsiniz.

GENÇLERİMİZİN, ÇOCUKLARIMIZIN  DAHA ZEKİ OLMASI, DAHA AKILLI BİR NESİL İÇİN “ON PARMAK” TEKNİĞİNİ ÖĞRENMELERİ GEREKİR

Hepimiz doğuştan beynimizin her iki yarısını kullanırız. Bu yüzden çocukların hızlı öğrenmelerini memnuniyetle izler "maşallah her şeyi teyp gibi kaydediyor" deriz. Ancak zaman içinde tek elimizi kullanmamız sebebiyle beynimizin her iki yarısı arasında bağlantı sağlayan hücreler ölmeye başlar, bir yarısı gelişirken diğer yarısı zayıf kalır. Bildiğimiz bütün "dahi"ler bir şekilde beyinlerinin her iki yarısını da kullanabilen bu yeteneklerini kaybetmeyen insanlardır. Bilim adamları beynimizin iki yarısı arasında kaybolan bağlantının yeni hücreler üretilerek yeniden kurulabileceğini ve yeniden kurulan bu bağlantının zekada 1+1 (beynin iki yarısının toplamı kadar) değil kat be kat fazla (örneğin 5-6 kat) gelişme sağlayacağını tespit etmişlerdir. Bu bağlantının yeniden kurulabilmesi için önerdikleri en önemli yöntem, iki eli de aynı anda kullanma alışkanlığı kazanmaktır. Yani “on parmak” tekniği her iki eli ve hatta her parmağı ayrı ayrı kullanmayı sağladığı için çocukların zekalarını korumalarını, yetişkinlerin zekalarını kat kat artırmalarını sağlamaktadır!

Klâvye niçin alfabe sırasıyla dizilmez: A´dan başlayıp Z´ye kadar düzenli biçimde dizilmiş klâvye düşününüz. Böyle bir makinede yazmak acaba nasıl olur? On parmakla yazanlar için böyle bir düzen hiç de yararlı değildir. Çünkü, en çok kullanılan harfler zayıf ve yeteneksiz parmaklara isabet eder. Rastlantı sonucu bazı harfler iyi yerlere gelebilir. Fakat bu yeterli değildir. On parmakla yazma yöntemine uygun bir klâvyede en çok kullanılan harflerin en kuvvetli parmaklar tarafından kullanılmasına uygunluk şartı başta gelir. Ayrıca hecelerdeki sesli ve sessiz harf bağlantıları ve ilintileri de göz önünde tutulur. Dildeki eklentilere ait harflerle ilişiklerinin de kolay ve seri yazılacak bir düzenle dizilmesi gerekir. Bütün bu nedenlerle klâvyedeki harfleri alfabe sırasıyla dizmek akla uygun değildir. On parmakla yazma yönteminin bilinmediği zamanlarda makine üreten firmaların en büyük sorunu klâvyelerde tuşların takılmasıydı. Çünkü çok kullanılan harfler yan yana gelebiliyordu.

Q KLAVYE: Sanıldığı gibi modern bir klavye standardı değil, 1873 yılında mühendisliğe aykırılık abidesi olarak harflarin kullanıcıların yavaş yazmalamalarını sağlamak üzere karma karışık yerleştirilmesi ile oluşturuldu.

Amerikan halkı içinde verimsizlik nedeni olduğundan bu klavyeden kurdulmak için çabalar olmuş ama başarılamamıştır.

Gümrük kanunlarımız Q klavye nin ülkemize girişinin yasaklamıştır.Q klavye (onparmak )tekniğini kullanarak hızlı, hatasız ve bakmadan yazı yazmaya uygun değildir.

F KLAVYE: Milli klavyemiz dünyanın en bilimsel klavyesidir.Türkçeye uygun şekilde bilimsel bir çalışma sonucunda tasarlanmıştır.

1955 yılından beri TSE tarafından Türkiyede kullanılacak mecburi standart olarak belirlenmiştir. Yabanca dilleri bile o ülkenin kendi klavyelerinden daha hızlı yazmak mümkündür.

Ülkemiz 1957 yılından beri uluslar arası Bilgi İşlem Federasyonu merkez komite üyesidir.Düzenlenen ulluslararası yarışmalarda Türk yarışmacılar F klavye ile sayısız şampiyonluğu rekorlar kırarak kazanmıştır.

Diğer klavyelere göre dört kat hızlı ve doğru yazmak mümkündür

Onparmak tekniği ile yazı yazmanın çocuk ve yetişkinlerde zeka geliştirici etkisi vardır.

Zabıt Kâtipliği için Adliye Sınavlarına Hazırlık Eğitimi

KPSS sınavına girip 70 ve üzeri puan alan, 35 yaşını aşmamış her adayın bu sınava katılma hakkı vardır. Ticaret liselerinin kullandığı "DAKTİLOGRAFİ" kitabından seçilen herhangi bir metnin, 3 dakikada en az 90 kelime yazılması gerekmektedir.

Bilgisayar Klâvyelerinde Gerçek

Gelecek yıllarda okuma yazma bilen her insanın zorunlu gereksinimi haline gelerek daktiloların da yerini alacağı kesin olan bilgisayarlar, ülkemizde genellikle ilkel yöntemlerle kullanılmakta; onparmakla, klâvyeye bakmadan yazma ve kullanma yönteminin yaygınlaşmaması nedeniyle, özellikle yazı işlerindeki zaman ve emek israfı büyük oranlarda bulunmaktadır.  
8-10 sayfalık bir raporun 1-2 parmakla bilinçsiz olarak yazılması ile onparmakla klâvyeye bakmadan yazılması arasında 4-5 katı bulan verim farkı genellikle gözardı edilmekte ve düşünülmemekte, hattâ bilinmemektedir. 
 
 

Ülkemizde bilgisayarların bilinçsiz kullanılmasının ve onparmakla kullanım yönteminin yaygınlaşmamasının baş etkeni, bilgisayarlarda Türk dilinin özelliklerine ve Türk Standardına uymayan klâvyelerin sorumsuzca yayılması; bunun da nedeni, bilinçsizlik ve kuralların uygulanmamasıdır. Gümrük kanunları; sadece mekanik, elektrikli ve elektronik daktilo klâvyelerinin değil, her türlü alfanümerik klâvyelerin de Standart Türk Kodu’na uymasını zorunlu kıldığı halde, bilgisayar klâvyeleri bu hükümden muafmış gibi (yorum hatalarıyla) mevzuat ihlâl edilmektedir.
 
 
Türk dilinin özelliklerine göre onparmakla-bakmadan klâvye kullanma yöntemi için çok verimli bir Standart Türk Klâvyesi 1955 yılından beri resmen varolduğu halde, İngiliz dili için 130 yıl önce (Onparmak yönteminin bilinmediği çağlarda) belirlenen (ve Türkçedeki binlerce sözcüğün yazılmasına olanak vermeyen) “Amerikan Standard Code for Information Interchange (ASCII)” klâvyeyi Dünya standardı zanneden ve buna eklenen, Türkçeye has 7 harfin, en kullanışsız yerlere bilinçsizce yerleştirilmesiyle oluşturulmuş klâvyeyi de “Q Türkçe” standardı olarak kabullenen kullanıcıların bu hususta bilinçsiz oluşları, bilgisayar kullanımındaki verimsizliğin en büyük etkeni olmaktadır. 
Klâvyelerin oluşturulmasında bir Dünya standardı yoktur ve değişik dilleri konuşan toplumların ses, hece ve harf ayrıcalıkları varoldukça Dünyanın tek bir standardı olamaz da. Örneğin, Türkçedeki “ç, ğ, ı, İ, ö, ş, ü” harfleri, başta İngilizce olmak üzere birçok dillerin alfabelerinde yoktur. Cyril ve Arap abeceleri, Çin ve Japon harfleri ise bambaşka karakterlerdir. Bunları Dünya standardı olarak birleştirmek bugün için hiç düşünülemediği gibi, değişik dillerdeki seslerinin ve harflerinin çoğunun aynı olduğu Lâtin alfabesini müştereken kullanan İngiliz, Fransız ve Alman klâvyelerinde de ”é, è, ê, ç, ö, ü, ß” gibi ayrıcalıklar için bu ülkelerde kendi dillerinin özelliklerine göre düzenlenmiş farklı klâv­yeler kullanılmaktadır. Özet olarak klâvyelerde tek bir Dünya standardı yoktur ve olması gerekmemektedir.
  
Ülkemizde 1950’li yıllarda klâvyeyi Türk dili özelliklerine uygun olarak Bilimsel Yöntemlerle Standartlaştırma çalışmaları, yapıcı bir ruhla (1928’de Atatürk’ün yaptığı harf devriminin bilimsel yönü örnek alınarak) geliştirilmiş ve Türkçedeki harflerin kullanılma oranları, sesli-sessiz ilişkileri, hece ve sözcük yapıları, eklentilerin uyum kurallarıyla, parmakların kuvvet, yetenek ve işlekliklerine göre en verimli çalışabilecekleri yerlere harflerin yerleştirildiği, üzerinde çalışanların Dünya şampiyonu bile olabilecekleri (oldukları), rekorlar kırabilecekleri (kırdıkları) Standart Türk Klâvyesi, 20 Ekim 1955 tarihinde, önce “Bakanlıklararası Standardizasyon Komitesi” tarafından, sonra “Devlet Malzeme Ofisi” ve “Türk Standardları Enstitüsü” tarafından resmen kabul edilmiş; bu arada Gümrükler Kanununa da standarda uymayan klâvyelerin ithalini yasaklayan madde eklenmiş; daha sonra ülkeye bilgisayar ithalâtının başlamasıyla da, sadece mekanik, elektrikli ve elektronik daktilolar için değil, bilgisayarlar için de “TS 2117 – UDK 681.6.065” kodu ve “İki Elle Kullanılan Alfanümerik Klâvyelerin Temel Düzeni” başlığı ile (bugün “F Türkçe” diye bilinen klâvye olarak) tescil edilmiş bulunmaktadır. Fakat bu hükümlerin bilgisayar klâvyeleri için de uygulanması genellikle ihmal edilmektedir. 
  
Dünyanın en çok konuşulan dili İngilizce olduğu için bilgisayar satışlarında da başta gelen İngiliz klâvyesi, Amerikan ve İngiliz firmalarının bile; gerek donanım, gerekse yazılım bakımından ürettikleri tek klâvye değildir. Üretici firmalar, dil ayrıcalıklarını gözönüne alarak, istenen her türde klâvye ile donanım ve yazılımlar üretip satmaktadırlar; yeter ki ithalâtçı, yerli üretici ve kullanıcı, klâvye konusunda bilinçli olsun ve kendi dilinin klâvyesini istesin. (Satıcı firmaların ürettikleri çeşitli klâvyeler arasında Standart Türk Klâvyesi, Microsoft firmasının DOS yazılımlarının klâvye dizini içinde TS5881 kod “F440” standardı ile; Windows işletim sistemlerinde de aynı kodda mevcut “F Türkçe” için sadece “Shift Alt” tuşlarına aynı anda basmakla kullanıma hazır bulunmakta; Apple firmasının ise, “MAC İşletim Sistemi” içinde hem yazılım hem de donanım olarak tamamı Türk Standardları Enstitüsü Klâvyesine uyumlu ve kullanıma hazır bulunmakta; Elektronik posta işlemlerinde ise kod tabloları “ISO 8859 table 9” kod’a ayarlanarak –karşı taraf da bilinçli ise- iletişim hiçbir sorun olmadan sağlanabilmektedir.)


KAYNAK : 
DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU RAPORU (KLÂVYE BÖLÜMÜ)
SEKİZİNCİ 5 YILLIK KALKINMA PLÂNI: 2001-2005

 

SIZDE YORUM YAZIN








Değiştir



Bu Sayfa 91190 kere okunmuştur.